ANASAYFA
Manşet
Toplum-Yaşam
Entegrasyon
Kadın
Gençlık
Bilim-Teknik
Spor
Kültür-Sanat
Mizah
Sağlık
Okur köşesi
Künye
İlan Fiyatları
Linkler
E-Posta

Önceki Sayılar

______________
KÖŞE YAZILARI
______________
  arkadaş`dan
______________

Dünyaya Bakış

Fuat Akyürek
__________________
Bilimin içinden
Ergün Özalp
_____________________

Yaşar
ATAN




_____________________

E-Mail:
arkadasim04@yahoo.de

_____________________

Reklamlarıınız arkadaş'ta değerlenir.

 

Güncel

A.Haydar Sancar

 

Biten ve Başlayan

            Sarsıcı gelişmelerin yaşandığı bir yıl olan 2011 yılını geride bıraktık.Kuşkusuz bu geride bırakış,geçen yılın olgu ve olaylarının  o yıl içerisine haps olacağı anlamına gelmiyor.Aksine bir çok yönüyle gelişen,ilerleyen faktörlerin etkisiyle bir sonraki sürece devrediyor.

             Bir süre öncesine kadar;dünya çelişkilerinden arınmış,kapiyalizm de ebedi ilan edilmişti.Ama durumun öyle olmadığı gerçeklerle yaşandı ve yaşanmaya devam ediyor.Bir biri ardına yaşanan krizler,ayaklanarak diktatörleri deviren halk kitleleri,emperyalistler arasındaki çatışmalar ve başka ülkelere emperyalist  müdahaleler,Avupa'da, Latin Amerika'da ,Asya'da baş gösteren işçi hareketleri bütün bu illüzyonu yerle bir ediyordu.Bu çelişki ve çatışmaların farklı bouyutlarla yeni yılda da devam edeceği gerçeğiyle Avrupa ve İsviçre  için şu saptamaları yapmak olanaklı ve gelen yılda neyle karşı karşıya olacağımızı anlamak açısından gereklidir de.AB emperyalizminin düştüğü bunalımdan kurtuluşunu arama çabaları  tüm AB ülkelerinin desteğini alacak bir inanadırıcılık yaratamamış, Sarkozy ve Merkel planının sükuneti sağlama konusunda ne derece de 'başarılı' olacağı tartışmalı kalmış,teknokratlar hükümeti aracılığıyla,İtalya ve Yunanistan gibi ülkelerde, Fransa ve Almanya'nın dayatmaları hayata geçirilmeye başlanmıştır.Bu planlara karşı,emekçi yığınlarda mücadele ve sokak yolunu tutmuşlardır.AB emperyalistleri arasında ense sınama devam ederken,emekçilerde mücadele eğilimini güçlendirmişlerdir.

Alman tekelleri ve dolayısıyla da alman ekonomisi,bu işten en karlı çıkmıştır.

            Ağırlıklı olarak ihracata,özellikle de AB ile ihracata dayalı ekonomiye sahip olan İsviçre'nin,yüksek Frank kuru ile girdiği sıkıntı ve merkez bankasının müdahalesiyle bir seviyede sabitlense bile,ihracat girdilerinde önemli düşüş yaşanmış,endüstriyel otomasyon ürünleri ve turizm sektöründe sıkıntılar baş göstermiş buna karşın saat endüstrisi lüks tüketim ürünü olarak ihracatta altın yılını yaşamıştır.AB ve ABD dış talebi ile sorunlar yaşayan İsviçre'nin 2012 yılında ekonomide bir durgunluk sürecine gireceği ve hatta bir ya da 2 dönem teknik bir rezesyon yaşayacağı beklentileri de mevcuttur.Neticede AB'nin yukarıda değinilen istikrar dışı gidişatı,İsviçre sermayesinin dikkatlerini, adı geçen ülkelerden farklı, şu dönem GSMH ve büyüme oranlarında pozitif bir tablo çizen,Rusya,Çin,Hindistan,Brezilya gibi ülkelere çevirmesine neden olmuş,yeni pazar arayışları ile bu ülkelere yönelik yatırımlarına ve ortaklıklara hız vermişlerdir.

            Burjuvazinin ülke dışına taşan 'istikrarlı'pazar arayışından bağımsız olarak var olan somut koşulların ve ekonomik ilişkilerin sonucunda; 2012 yılı içerisinde işssizliğin artacağını,geçen yıl olduğu gibi Novartis benzeri başka tekellerin de aynı gerekçelerle binlerce işçiyi kapı dışı edeceklerini,henüz anlaşma sağlanamayan inşaat işkoluna ait toplu iş sözleşmeleri ile ilgili gelişmelerin yeni yılda da işçi hareketi açısından önemli yer tutacağını ve grev de dahil bir çok eylem biçiminin gündeme geleceğini söyleyebiliriz.

Bunların yanı sıra İsviçre yeni yıla yeni bir hükümetle girmektedir.Hükümetin iç siyasette,ekonomiden,çevre sorunu ve atom santrallerine,eğitimden göçmenlerle ilgili sorunlara kadar bir çok konuda atım atacağı durumlar söz konusudur.Ki geçen yılın son aylarında ilan edilen ve tekrardan sertleştirilmesi düşünülen göç ve sığınma yasaları da bu yıl içerisinde epeyce bir yer işgal edecektir.

  Bütün bu gelişmelerin işaret ettiği yön ise şudur:egen sınıflar 2012'de kuyruğu dik tutmak adına geniş bir yelpazede saldırılarını sürdürecek ve bunun için her türlü yolu deneyeceklerdir.Karşısında ise örütlenme araçlarını geliştirmek için yola çıkmış daha bilinçli bir işçi ve halk hareketi bulacaklardır.

            .