14 Nisan 2007 tarihinde Arkadaş Gazetesinin 4. kuruluş yıldönümü dolayısıyla Zürihte yapılan Şenlikte , Gazetemiz açmış olduğu şiir yarışmasında, yarışma sonuçları Yarışma Jürisinde bulunan ve Şenliğimize katılan şair ve yazarlar, Sennur SEZER, Gülsüm CENGİZ, Adnan Özyalçıner tarafından açıklanarak 1.2.3. olan şairlere ödülleri verildi. Okurlarımızdan gelen istek üzerine birincilik, ikincilik ve üçüncülük ödülüne değer bulunan şiirleri birkez daha yayınlıyoruz.
______________________________________________________________________________________________________________________________________________
IŞIKSIZ SEVGİM
Seni ışıksız sevdim
gözlerin yedi renkti
İstanbul`da sen vardın tek..
on milyon insan damarlarımda dolaşıyordu
amaçsız..
Kabadayılar geçiyor kulaklarımdan naralarıyla..
deniz sen kokuyor bugün
martılar çocuk gözleri..
pasaklı yüzü yaşamımızın ..
çığırtkan..
Bak İstanbul ayaz..
yine insansız bir yaz ..
yine gözlerin Fizan ..
sensiz uyumaz İstanbul inan..
Şerbetçi çıngırakları kulaklarım
bir uzak uğultu
geceye dönen yüzün.
akşamında bir hüznün.
bir yudum lâl..
Rüyalara adi konmamış
Işıksız sevgim
yedi renktir gözlerin ..
karasında
yanmış kömür korları..
Elif YILDIRIM

Elif YILDIRIM ,
'Işıksız sevgim ' ve 'sığıntı Şehir'
adlı şiirleriyle birincilik ödülünü aldı.
SIĞINTI ŞEHİR
Bir şehrin sancısı
yağmur bastırınca başlar..
Koşusturmaya başlayınca sokaklar
caddeler dolusu insanlar
boşalınca damarlarından
cansız yığılıverir koca şehir..
Bu koca şehir
zavallı bır sığıntı şimdi
şemsiyelere,saçak altlarına..
Bomboş sokaklarından geçiyorum geçmişimin
sular götürmüş albümlerdeki
gülümseyen yüzleri..
Otobüs bekleyenler yok duraklarda..
Yerde mürekkebi dağılmış bir mektup ağlıyor..
Bilinmez bir adrese akıyor..
Bu şehirle tekvücudum
yağmur zamanı
ne yazdıysam sel sağanak..
nehirle bir akıyor..
Suya yazı yazmak derdi usta bunun adına..
baktım nehire
sadece yazı akıyor..
Elif YILDIRIM
______________________________________

Kamil MADENKUYU ,' Umuda
Mektup'
adlı şiiriyle ikincilik ödülünü aldı.
UMUDA MEKTUP
Özlem duyduğum umut gözlü çocuk
Çocukluğum, umudum
Dağların armağanı
Yeniden yeşerdiğim toprağım
Annem, kardeşim, dostum
MERHABA.
Senden sonra bir hayallerim kaldı bana
Bir de özlemim,
Suyunu çekmeyen bir onlar kaldı.
Ve Vedaların şehrine taşıdı hayallerim
Senin olan şehir...
Kaldırımlarına aşklarım döşenen
Duvarlarına ömrümü sıvadığım şehir...
Sensiz ve bensiz şimdi
Yaldızlı kuklalar dolaşıyor caddelerde, hanımlı, beyli
Pervazsız pencerelerden sulu şarkılar dökülüyor sokağa
Bulanık sokaklarda hafiye kusmuğu
Bataklık kalpler açık artırmada
Tezgahlarda işporta aşklar
Bir fahişe kelepçe arıyor pazarda
Ve aşkın topacını çeviriyor çocuklar
Aşka gebe fidan kız ölümü emziriyor bihaber
Eşarplısı utancını örüyor nakış nakış
Beriki köleliğini sarıyor bohçaya
Çeyiz sandığı süslü kölelik zinciri
Boyunbağından cehalet akıyor birinin
-Boyunbağı darağacına-
Gözlüğünden yaş akıyor bir ötekinin
Gözleri kupkuru
Hayâsız, şafağa sümkürüyor itin biri
Aşkın yörüngesinden de kopmuş sarhoşlar
Mahalle kabadayılarının salyadan kılıçları
Firari vicdanlar da alabora
Kat kat betonarme yürekler
Ve sevdiğim yıldızlar gelin olmuş
Artık karnı burnunda pörsük gelinlerin
Rahimlerinde aşksız sevişmelerin sümüğü
AĞLASAM NE ÇARE
Cenazeler bile küskün bana
Boğazımda haram lokma tıkalı
Sığınmak için seni aradım
Mavi gölün üzerindeki kirli geceden
-Ay gibi-
Alaylı kahkahalar döktün üstüme
Şaştım, ürperdim, utandım
AĞLAMAM BUNDANDIR
Ah tacı tahtı devrilesi zaman
Sırat köprüsünde prangalı,
Ağlıyor tüneller, ışıksız
Sensizliğe düşüyor takvimler
Yaprakları ömrümden kopuyor
AĞLASAM NE ÇARE!
Buraları neden soruyorsun ki
Anla işte, dünya hali
Kapılar aşka ve özgürlüğe sürgülü
Zaman kefenini işler boncuk boncuk
Gardiyan onurunu tepinir döne dolaşa
Beriki şafağa voltalar, sarhoş
Grevci aşkın ölümünü çiğner, takatsiz
-ölüm aşktan kıl kadar öte-
Ve koridorlarda ölüm muştulayan aseton kokusu
Yaşam üç direk üstünde anlayacağın
-KARA SEHPA-
Tuz, şeker ve onmaz bir sevda.
Ben
Ben mi? Boş ver.
Herşey balerin bir duman sigarada.
Gelemem sana
Hayallerime namlular kustu
Mitralyözler biçti rüyalarımın başağını
Ve bir hayvanat bahçesinde kafesler çaldı sevdamı
Gelemem.
Ama sana en sevdiğimi armağan yolluyorum
Zamandan çalıp hazine gibi sakladığım çocukluğum
Al, avuçlarında büyüsün
Saçlarınla sarmala kundağını
Her şafak vakti yüreğinin sütüyle emzir
Öyle büyür o.
Yarınların şafağına el ele doğmak
Yüreğimizde aşktan güneşler uyandırmak
Ve ölümsüz sevdalara soluksuz koşmak için
Kendine ve ona iyi bak.
Kamil Madenkuyu
_________________________________________
Hüseyin Manaz,' Göçebe kız'
ve 'Basel'de yine Pazar' adlı şiirleriyle
üçüncülük ödülüne değer buluındu .
Göçebe Kız
Kara gözlerim buğulu , ömrüm alnım ve kollarıma yazılı ,
Öğütleri vardı büyüklerimin kalabalık ailenin utangaç sofrasında ,
Yağmurlu kıl çadırlarda üşürdüm ,telaşımız erken başlar ,
Sürüydük baharlı göçlere kefen taşırdım sırtımda
Ağlayamam utanırım , sıkılırım güneşten ve gündüzlerden
Tam on dördündeydim , ellerimi vucuduma koymaya çekinirken ,
Daha annemin ninnilerine , baba ocağında rahat uyumadan
Beni uygun gördüler , beş koyun , iki metre basma karşılığında
Sevmenin ve hatta sevişmenin ne analam geldiğini bilmeden ,
Ağlamaya utanırım, sıkılırım güneşten ve gündüzlerden
At ve eşek sırtında göçebeydim ,dinlenmeye fırsat bulmadan
Altı çocuk doğurmuştum kaya diplerinde zemheride,
Hem büyütüp hem büyeyecektim , anneydim genç kızlığımı görmeden
İnsan kılığında tütün kokan bir adamdı
Ağlamaya utanırım, sıkılırım güneşten ve gündüzlerden
İntizar ederdim yıldızsız gecelerin kör kuyularına ,
Her günüm yıl, bulutlu dünyanın amaçsız telaşına
Ölümlerdeen ölüm geldi davetsiz bir günde ,
Yirmisekizindeydim altı ciğerimi öksüz koyarken
Artık ağlamaya utanmıyorum , sonsuz uykumun derin yerinde .
______________________________________________________________________________________
Baselde yine Pazar
Baselde yine Pazar! yağmurun dem noktasındaki parçalı bulutları
karartır içerimi penceremle yağmur arasındaki mesafe sadece sen
Yine yalnızım kahvaltıda ve bayat ekmek, tramvayın gıcırtısı sessizliği bozar
Yine o yaşlı kadın ve köpekli gezintiler
Sabrım demleniyor ocakta demleniyor.
Baselde yine Pazar ! kaç gündür dinmedi yağmur ,
mahmurlu gözlerim ve sesimden tek bir kelime çıkmadı
Ağaçaltında genç bir kız ile oğlanın ıslak ıslak öpüşmesi ,
baharın cıvıltısı çoğalmaya hazır aşklar gibi ,derin bir off çekerim
sabrım demleniyor ocakta demleniyor.
Baselde yine Pazar! Sabahın ilk sigarası,hasretleri
çekerim içerime ,kalbimde hayal meyal bir sevda , duman olur
gözlerimden tütersin , ellerim buz kesilir ısınamam ,
sıcaklığın yok odamda donarım yavaş yavaş
sabrım demleniyor ocakta, demleniyor.
Baselde yine Pazar , başımda müthiş bir ağrı
volkan olur kaynarım ,canım diyen tatlı bir söz
bir sıcak el isterim alnımda ,öpücükler beklerim yanağımdan
kıvrılır yatağıma çocuk olur ağlarım ,
bugün yine aşksız ve sevdasızım ,
sabrım demleniyor ocakta demleniyor.
Hüseyin Manaz