ANASAYFA
Manşet
Toplum-Yaşam
Entegrasyon
Kadın
Gençlık
Bilim-Teknik
Spor
Kültür-Sanat
Mizah
Sağlık
Okur köşesi
Künye
İlan Fiyatları
Linkler
E-Posta

Önceki Sayılar

______________
KÖŞE YAZILARI
______________
  arkadaş`dan
______________

Dünyaya Bakış

Fuat Akyürek
__________________
Bilimin içinden
Ergün Özalp
_____________________
Güncel
A.Haydar Sancar

_____________________

Yaşar
ATAN




_____________________

E-Mail:
arkadasim04@yahoo.de

_____________________

Reklamlarıınız arkadaş'ta değerlenir.

 

EMEP KONGRESİ

'Kongre siren düdüğümüz olsun'

Emek Partisi’nin 6. Olağan Kongresi’nde söz alan delegeler gençleri, işçileri, emekçileri, aydınları partili mücadeleye çağırdı.

Kürsüye asılan Şeref Aydın’ın “Parti işçi sınıfıyla güçlüdür” ve Memet Kılınçaslan’ın ‘İşçi sınıfı partisiyle güçlüdür” sloganlarının yer aldığı pankartlarda kongre katılımcılarına yol gösterir nitelikteydi.

DİNİ İSTİSMAR EDİYORLAR

Kayseri’den kongreye katılan işçi delege Metin Yıldız, daha önce AKP’ye üye olduğunu ama AKP’nin ve diğer partilerin gerçek yüzünü gördüğünü örnekleriyle anlattı. İş kazası sonrası işsiz kaldığını ve sahip çıkanın yalnızca Emek Partisi olduğunu belirten Yıldız, AKP’nin dini istismar ettiğini, buna karşı mücadele vermek gerektiğini söyledi. İşçilerin geç olmadan uyanması gerektiğini belirten Yıldız, “Geleceğin gayretle çalışan, mücadele eden insanların olacağını” vurguladı.

‘216 İŞÇİ ADINA GELDİM’

Batman Hey Teksil’den gelen Emin Ete de 216 işçi arkadaşı adına konuştu. Ete, Hey Tekstil’in 3,5 yıl önce devlet teşviki ile kurulduğunu, işverene her türlü imkanın sağlanırken, işçilerin ücretlerinin bile yarı yarıya ödendiğini, en sonunda da kapı önüne konulduklarını anlattı. Ete, hala içeride iki yıllık maaşları ve kıdem tazminatlarının olduğunu, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in kendi memleketlisi olmasına rağmen “Özel sektöre bir şey yapamayız” dediğini aktardı. Ete, “Devlet özel sektöre bir şey yapamazsa, peki biz nasıl hakkımızı alacağız. Taş attı diye 14-15 yaşındaki çocukları hapse atan devlet, iş işçilere gelince bir şey yapamıyor” dedi.

‘ARTIK YETER’

Sendikalı olduğu için işten atılan bir işçi olduğunu belirten Rıza Ercan da emekçilere yaşatılan koşulları hatırlatarak, sermaye partilerine “Ben daha iyi yönetirim diyen ama aslında daha iyi sömürerek bizlere bunları yaşatan düzen, sizin savunduğunuz düzen değil mi?” diye sordu. “Artık yeter” diyen Ercan, “Biz nasıl üretmesini biliyorsak, öyle de yöneteceğiz” dedi. İşçi ve emekçileri, partilileri “göreve” çağıran Ercan, “Bu kongre bizim siren düdüğümüz olsun. Hep birlikte emeğin iktidarını kuralım” dedi.

‘ADIMIZI GERİ İSTİYORUZ’

Pertek Belediye Başkanı Kenan Çetin, AKP’nin Alevi açılımı, Kürt açılımı, Roman açılımı gibi sahte açılımlarına vurgu yaparak, Dersim konusunda da benzer bir söylem içinde olduğunu söyledi. Çetin, Dersim’in adının geri verilmesi, Seyit Rıza’nın ve arkadaşlarının mezar yerlerinin ortaya çıkartılmasını, barajlardan vazgeçilmesini, bir komisyon kurularak gerçeklerin ortaya çıkartılmasını istedi. Pertek Belediyesi olarak öğrencilere sağladıkları burslardan, halk, kadın ve mahalle meclislerinden söz eden Çetin, “El ele verirsek gelecek bizimdir” dedi.

SGBP MÜCADELE İÇİN ÖNEMLİ

Bir başka delege, Ali Doğan da kapitalist patronların sömürdüğü, 47 işçinin ‘iş kazalarında’ yaşamını yitirdiği Tuzla Tersanesi’nden geldiğini söyledi. Önümüzdeki süreçte herkese büyük sorumluluklar düştüğünü ifade eden Doğan; patronlara, sendikal bürokrasiye, hükümetlere karşı her alanda mücadele ettiklerini belirtti.

Türk-İş’te başlayan mücadelenin aşağılarda komitelerle güçlenmedikçe karşılık bulamayacağını ifade eden Doğan, Sendikal Güç Birliği Platformu (SGBP)’nun önemli olduğunun altını çizdi. Mücadele eden bütün işçileri patronların ‘terörist’ ilan ettiğini belirten Doğan, Kürt sorununu işçilere anlatmanın herkesin görevi olduğunu, bunu da en iyi Emek Partililer’in yapacağını söyledi. Doğan, sözlerini Memet Kılınçaslan’ın “Bu mücadele tuzu kuruların değil, yüreği yanıkların mücadelesidir. Bu yüzden işyeri işyeri bu mücadeleyi güçlendireceğiz” sözleriyle bitirdi.

’21 ARALIK’TA ALANDAYIZ’

Tıp Öğrencileri Konseyi (TÖK) Başkanı Ceren Şen ise son dönemde hükümetin KHK’lerle, özelleştirmelerle, performans uygulamalarıyla, Tam Gün Yasası’yla sağlığı tüketim maddesine dönüştürdüğünü ifade etti. Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve sağlık emekçilerinin son dönemde yükselen eylemlerini hatırlatan Şen, eylemlerin sağlıkta özelleştirmelere yeterince engel olamadığını ifade etti. Tıp öğrencileri olarak sınıf toplantılarıyla, bildirilerle mücadele ağı örmeye çalıştıklarını ifade eden Şen, sağlıkta yaşanan yıkımın sadece sağlıkçıları değil herkesi etkilediğini söyledi.
Şen; güvencesizleştirmelere, ithal sağlıkçılara, hastanelerin sınıflandırılmasına, sağlığın piyasaya açılmasına karşı parasız, bilimsel, anadilde sağlık hakkını savunacaklarını vurgulayarak 21 Aralık’ta alanlarda olacaklarını duyurdu.

‘GELİN ELLERİMİZİ BİRLEŞTİRELİM’

Barış Anneleri adına plaket alan Münibe Koç, Kürtçe yaptığı konuşmasında “Barış istiyoruz. Tayyip bizi içeriye atıyor. Gelin ellerimizi birleştirelim, barışı ve kardeşliği birlikte savunalım” diyerek Emek Partisi’ne teşekkür etti.

‘BARIŞ FİDANLARI DİKECEĞİZ’

Türkiye ve dünyada gençlik mücadelesi açısından önemli gelişmeler yaşandığını ve Partinin böyle bir dönemde 6. Kongresi’ni gerçekleştirdiğini belirten Emek Gençliği adına konuşan Gizem Örnek, “Partimizin kongresi gençlik mücadelesini de yol

göstererek ilerletiyor” dedi. “Emperyalistlerin ve onların yerli işbirlikçilerinin” yalanlardan başka gençliğe verecek hiçbir şeylerinin kalmadığını ifade eden Örnek, “Kirli emelleri uğruna savaşlarda ölmeyi vaat ediyorlar. Üniversitelerde gericiliği, baskıyı, antidemokratik uygulamaları vaat ediyorlar” dedi.

Örnek, liselilerin, işçi gençlerin ve Kürt gençlerinin “Kirli savaş planları yapanlara inat” 2012 yılını barış yılı haline getireceğini söyledi. “Bu topraklara barış fidanları dikeceğiz” diyen Örnek, “Gençlik gelecek, gelecek sosyalizm” sloganıyla konuşmasını tamamladı.

‘YA KAPİTALİZM’DEN YA EMEKTEN YANASINIZ’

EMEP Genel Başkan Yardımcısı Sabri Topçu da dünyanın ikiye bölündüğünü belirterek, “Ya kapitalizmden, sistemden yana ya da emekten yanasınız. İkisinin ortası yok” dedi.

Sınıf partisi olarak örgütün aldığı kararları işyerlerine taşımanın önemine dikkat çeken Topçu, işlerinin zor, bir o kadar da kolay olduğunu ifade etti. AKP Hükümeti döneminde zenginlerin daha zengin, yoksulların daha yoksullaştığını, geleceklerinin karartıldığını, eğitim ve sağlık başta olmak üzere kamu hizmetlerinin paralı hale getirildiğini belirtti. Topçu, “Bunları değiştirmek için kararlı mücadele gerekiyor. Değiştirecek olan işçi sınıfı ve halkın iktidarıdır. İşçilerle açık ve yürekli şekilde konuşmak zorundayız” dedi.

AKP’nin uluslararası emperyalizmin çıkarları doğrultusunda hareket ettiğini, buna karşı mücadelenin yükseltilmesi gerektiğini belirten Topçu, “Emekçileri, aydınları, kadınları, gençleri birleştirmek zorundayız. Birim örgütleri güçlenmek zorunda” dedi.

Partiye gelenlerin kendisi, çocukları, torunlarının geleceği için gelmesi gerektiğini belirten Topçu, Kayseri’deki işçi gibi kendisinin de farklı bir yerden geldiğini hatırlatarak, “Dini eğitimde ‘Bugün Allah için ne yaptın’ diye soruyorlardı. Bizde de ‘Bugün partim, işçi sınıfı için ne yaptım’ diye herkes kendini” sorgulamasını gerektiğini kaydetti.

Topçu, “Doğru yoldayız. Bilim insanlarını, aydınları, kadınları, gençleri, işçileri işçi sınıfı mücadelesinde birleştireceğiz” derken, sözleri “İşçi sınıfı partisiyle güçlüdür” sloganıyla karşılandı. (Ankara/EVRENSEL)

Almanya, Avusturya, Hollanda, İsviçre DİDF ve İngiltere DAYMER adına konuşan Almanya’dan Mehmet Çallı Avrupa’da patlak veren krizin Avrupa’daki emekçilere saldırıyı da beraberinde getirdiğini, işçilere yaşamı dar ettiğini söyledi. Çallı, İtalya ve Fransa’da milyonlarca insanın sokaklara çıktığını, İtalya’da ve Yunanistan’da grevlerin sermaye hükümetlerini değiştirdiğini söyledi. DİDF’in Avrupa emekçilerinin mücadelesinde yerini aldığını belirten Çallı, saldırılardan en çok, çoğunluğunu Türkiye kökenli, göçmen işçilerin etkilendiğini söyledi. Türkiye’deki hükümetlerin de yurtdışındaki Türkiye kökenlilerin alın terlerine göz diktiğini belirten Çallı, Kombasan, Jetpa, Deniz Feneri davalarında görüldüğü gibi emekçilerin dini duygularının istismar edildiğini belirtti.

Çallı, Türkiye’de demokratik bir geleceğin kurulmasının Avrupa’daki emekçiler için de oldukça önemli olduğunu dile getirdi.

KONGRE HEYECANINA ORTAK OLDULAR

Birçok demokratik kitle örgütü temsilcisi, aydın, yazar ve akademisyen kongreye katılarak heyecana ortak oldular.
Kongrede söz alan Devrimci 78’liler Federasyonu Genel Başkanı Kamber Ateş, ülkenin hala 12 Eylül anayasası ile yönetildiğini, hükümetlerin darbecilerle kucak kucağa olduklarını söyledi.

Türkiye Yazarlar Sendikası Genel Başkanı Müslüm Çelik, insan hakları temelli, demokratik bir anayasanın yapılması isteklerini belirtirken, sözlerini kendi şiiri ve Enver Gökçe’den bir şiir ile bitirdi.

Kongreye katılanlar arasında iktisatçı, Prof. Dr. Aziz Konukman, 78’liler Girişimi Başkanı Ali Özkan da yer alırken, rahatsızlıklarına rağmen Kapital’in çevirmeni Alaattin Bilgi ile müzik tarihçisi ve eleştirmen Ahmet Say’ın kongreye katılımı özellikle gençlere heyecan verdi.

KARDEŞ TÜRKÜLER’DEN MESAJ

Kongrede birçok isme verdikleri mücadelelerden ötürü plaket verildi. Plaket alanlar arasında Kardeş Türküler de bulunuyor. EMEP tarafından verilen plakete teşekkür eden Kardeş Türküler teşekkürlerini şu mesajla iletti: “Yaklaşık 20 yıldır şarkılarını, türkülerini, stranlarını, govendlerini kalıcı, onurlu bir barış için, kimsenin kimseyi ezmediği bir kardeşlik için söyleyen Kardeş Türküler olarak; memlekete henüz kalıcı barışı getirememiş olsak da, bu onur verici ödüle layık görüldüğümüz için çok çok mutluyuz.

Bu ödülü, dilleri yasaklansa da, inanç ve ibadetleri engellense de, emekleri sömürülse de, günden güne yoksullaşsalar da, cinsiyetlerinden ve cinsel yönelimlerinden dolayı hor görülüp ezilseler de, düşüncelerinden dolayı şu anda hapishaneleri doldursalar da, ormanları, dereleri ellerinden alınsa da bu memlekette, fakat hep beraber, herkesin özgür ve eşit olduğu bir zamanda yaşamayı hak eden, umut eden tüm kardeşlerimiz adına alıyoruz.
Çok teşekkür ediyoruz EMEP... Bizleri bu güzel ödülle onurlandırdığınız için.. Sevgilerimizle...”

 

ANADİLDE EĞİTİM PROGRAMDA

Emek Partisi 6. Olağan Kongresi’nde “Anadilde eğitim”i programına alırken, parasız eğitim ve sağlık, sağlıklı bir çevre, emperyalist yağmaya karşı kaynaklarına sahip çıkma, işçi ve emekçilere yaşamı dar eden kapitalist saldırılara karşı etkin mücadele kararları da aldı.

Kongre, işçi ve emekçilere yönelik emperyalist-kapitalist saldırılara karşı mücadele kararları ile sona ererken, programa da “İlk, orta ve yüksek öğrenimde demokratik, bilimsel, anadilde, parasız eğitim” kararı eklendi.

Emek Partisi’nin kongresinde program ve tüzük değişikliği de yapıldı. Programa, Kürt sorununun çözümünden, işçi ve emekçilerin çalışma saatlerine, esnek çalışmaya, topraksız köylülere ve giderek parayla satılır hale getirilen su sorununa kadar bir dizi konuda ekler yapıldı.

DEMOKRATİK, HALKÇI ÇÖZÜM

Programa ayrıca “Ulusların Kendi Kaderini Tayin Hakkını kayıtsız, koşulsuz tanıdıkları” ifadesi de eklendi. “Bu hakka dayanarak, halklar kendi siyasal statülerini serbestçe belirleyebilir ve ekonomik, sosyal gelişmelerini serbestçe sürdürebilirler” denilen programda, bütün halkların doğal kaynakları ve zenginlikleri üzerinde serbestçe kendi yararına tasarrufta bulunabilecekleri de vurgulandı. Programda “Bir halk sahip olduğu maddi kaynaklardan hiçbir koşulda yoksun bırakılamaz” denildi.

“Kürt sorunu demokratik ve halkçı biçimde çözülecektir” denilen programda, “Başta Kürt halkı olmak üzere bu topraklarda yaşayan bütün halkların edebiyat, kültür ve tarih alanlarındaki değerlerini korumak, geliştirmek ve gelecek kuşaklara aktarmak için üniversitelerde küsüler açılması, enstitüler kurulması ve eğitim verilmesinin sağlanacağı” da vurgulandı.

Kürt halkının mücadelesinin ana eksenini oluşturan “anadilde eğitim” de EMEP’in programına girdi. Programda bu konu şu ifade ile yer aldı; “ İlk, orta ve yüksek öğrenimde demokratik, bilimsel, anadilde, parasız eğitim gerçekleşecektir.”

ENGELLİLER DE UNUTULMADI

Engelli yurttaşların yaşamlarını kolaylaştırması için savunulacak yeni kararlar da programa eklendi:
“Engellilere yönelik yasal ve fiili ayrımcılık ortadan kaldırılacaktır. Yaşamın her alanı ve özellikle kamu alanları ve ulaşım engellilerin erişebileceği biçimde düzenlenecek, engelliler için özel eğitim kurumları ve programları oluşturulacaktır. Engellilerin ihtiyaç duydukları araç ve gereçler ücretsiz olarak sağlanacaktır. Çalışabilir durumdaki engellilere iş olanağı yaratılacaktır. Çalışamayan engellilerin insan onuruna yaraşır bir yaşam sürdürebilmelerine olanak tanıyan aylık bağlanacaktır”
(Ankara/EVRENSEL)

 

TBP VE SAVRANOĞLU İŞÇİLERİ DE ORADAYDI

Kongrede, Toplumsal Bellek Platformu (TBP) ve Savranoğlu işçileri de plaket aldı.

Toplumsal Bellek Platformu adına plaketi alan, Sivas’ta katledilen şair Behçet Aysan’ın kızı Eren Aysan, faili meçhullerin vicdanlarda kanayan yara olduğunu söyledi. Aysan, faili meçhullerin aydınlanması konusunda bireysel çabaların kitlelerle yeterince buluşmadığını ifade ederek adalet arayışlarının ortak bir çabaya dönüştüğünü ve kahramanca ölüme yürüyenleri gelecek nesillere doğru anlatabilmek için bir araya geldiklerini söyledi.

Savranoğlu işçileri adına plaketi alan Aydın Gençaslan ise, 7 ay önce sendikalı olmaya karar verdiklerinde sadece kendi çıkarlarını düşündüklerini, ama geldikleri noktanın kendilerine kadınlara, öğrencilere karşı uygulanan şiddete karşı mücadeleyi, halkların kardeşliğini öğrettiğini ifade etti. Gençaslan, sınıfın içinde, emeğin yanında olmanın kendileri için büyük bir kazanım olduğunu söyledi.

PROGRAMA EKLENEN KARARLAR

* Avrupa Birliği ve benzeri emperyalist birliklerde yer alınmayacaktır.
* Emperyalizmin hizmetinde ve halkın çıkarıyla çelişen her türlü silahlanmaya son verilecektir, ordu halka dayalı ve demokratik olacaktır.
* İş günü 5 ve iş haftası 35 saate indirilecektir.
* İşsizlere, yaşlı ve malullere, prim ödemesi yapılmaksızın işsizlik, yaşlılık, malullük aylığı insanca yaşanacak düzeyde olacak ve devlet bütçesinden ödenecektir.
* Herkese, devlet tarafından parasız ve eşit sağlık hizmeti verilecektir.
* Az topraklı ve topraksız köylüye iş ve karşılıksız toprak verilecektir.
* Sınırlardaki mayınlı alanlar mayınlardan temizlenecek ve elde edilecek ekilebilir topraklar topraksız ve az topraklı köylülere verilecektir.
* Su bir yaşam hakkıdır. Herkese yeterli ve parasız olarak sağlanacaktır. Suyun kirletilmesi önlenecek, suyun ticarileştirilmesine yönelik her türlü girişim yasaklanacaktır.
* 18 yaşını dolduran gençlere seçilme hakkı verilecektir.

________________________________________________________________

İş yerleri boşaldı meydanlar doldu

 

KESK VE SAĞLIK ÖRGÜTLERİNİN GREVİ İSTANBUL'DA YÜKSEK KATILIMLA GERÇEKLEŞTİRİLDİ

KESK ve sağlık örgütlerinin düzenlediği grev başarılı ve coşkulu geçti. Hastanelerden, okullara, vergi dairelerinden adalet saraylarına kadar birçok kamu kuruluşunda hizmet verilmedi. Kamu emekçileri, ücretsiz sağlık ve eğitim hizmeti için, insanca yaşam, eşit işe eşit ücret, sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması, baskı ve sürgünlere son verilmesi, halkların kardeşliği talepleri ile greve çıktı.İstanbul’daki kamu emekçileri üç koldan Beyazıt’a yürüdü. Sabah saatlerinden itibaren sağlık örgütleri hastanelerde “Halk Meclisleri” kurup sözü hastalara verirken, bildiri de dağıtarak neden grevde olduklarını anlattı.İstanbul Tıp Fakültesi’nde çalışan sağlık emekçileri ve öğrenciler, hasta ve yakınlarını da yanlarına alarak Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ne yürüdü.
Buradaki sağlık çalışanları ile birlikte üçüncü kolu oluşturan sağlık emekçileri, diğer KESK üyeleri ile Yusufpaşa’da birleşti.

İNSANCA YAŞAM İÇİN GREVDEYİZ
Çapa’dan yürüyüşe geçen KESK üyelerine Sendikal Güç Birliği Platformu’nu oluşturan Petrol-İş, Hava-İş, Tek Gıda-İş, Tez Koop-İş, Kristal-İş, Belediye-İş, TÜMTİS, Deri-İş üyeleri ile birliğin içinde olmayan Haber-İş, Yol-İş, TMMOB, DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün, Birleşik Metal-İş, Genel-İş, Nakliyat-İş, BDP Milletvekili Sebahat Tuncel, CHP Milletvekili Süleyman Çelebi, ÖDP Genel Başkanı Alper Taş, Emek Partisi İstanbul İl Başkanı Güven Gerçek, Halkevleri, TKP ve dergi çevreleri de destek verdi.
Kortejin en önünde “İnsanca bir yaşam için grevdeyiz” pankartı taşındı.
Yürüyüşte SES, BES ve Eğitim Sen üyelerinin kitleselliği dikkat çekerken, grevin de özellikle bu iş kollarında etkili olduğu kaydedildi.

EMİNÖNÜ’NDEN YÜRÜDÜLER
Anadolu Yakasındaki hastaneler ile vergi dairelerinde greve katılım yüzde yüze yakın oldu. Eğitim Sen üyesi öğretmenlerin de greve çıkması nedeniyle okullarda eğitim yapılamadı. Kadıköy, Ataşehir ve Maltepe belediyelerinde çalışan memurlar da greve çıktı. İşyerlerinde açıklamalar yapan kamu emekçileri, saat 10’dan itibaren Kadıköy’den vapurlarla Eminönüne geçti. Burada kortejler oluşturan kamu emekçileri, Beyazıt’a yürüdü. Milli Eğitim Müdürlüğü binasının önünden geçerken duran eğitim emekçileri, eğitimi ticareleştirecek olan politikaları protesto etti.

ORTAK MÜCADELE ÇAĞRISI
Her iki yürüyüş kolunun birleşmesinin ardından Beyazıt Meydanı tamamen doldu.
İstanbul Üniversitesi ana kapısına “Bu işyerinde grev var” pankartı asıldı.
İstanbul Üniversitesinden toplu olarak çıkan üniversite öğrencileri ellerine taktıkları kelepçelerle arkadaşlarının tutuklanmasını protesto etti. Meydanda konuşmalar başlamadan önce de bir grup gazeteci DİHA ve Gündem Gazetesi çalışanların gözaltına alınmasını kamera ve fotoğraf makinelerini yere bırakarak protesto etti. Kamu emekçileri ise “Özgür basın susturulamaz” sloganı ile gazetecilere destek verdi.
Halkların Demokratik Kongresi (HDK) adına Milletvekilleri Levent Tüzel, Sırrı Süreyya Önder, Sebahat Tuncel ve Ertuğrul Kürkçü’nün gönderdiği destek mesajı okundu.
Mitingde ilk olarak Sendikal Güç Birliği Platformu (SGBP) adına söz alan Hava-İş Genel Başkanı Atilay Ayçin, AKP’nin politikalarını eleştirerek, ortak mücadele çağrısı yaptı.
DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün de saldırı politikalarına, tutuklamalara karşı Beyazıt meydanını dolduranların nasıl mücadele edilmesini gerektiğini ilan ettiğini dile getirdi.

BİRLEŞİK EMEK HAREKETİ YARATACAĞIZ
TTB adına konuşan Merkez Konsey üyesi Osman Öztürk, Türkiye’de hükümet ve Sağlık Bakanlığının ellerinin hastaların cebinde olduğunu söyledi. Sağlıkta reform adı altında yürütülen politikalarda cicim aylarının bittiğine dikkat çeken Öztürk, artık ilaç başına katkı payı alınacağını, yeşil kartların iptal edildiğini, herkesin prim ödemek zorunda olduğunu, tüm hastalardan katkı payı alınacağını dile getirdi.
Türkiye’deki sağlıkçıların hükümetin politikalarından mutsuz olduğnu söyleyen Öztürk, “Adınızın ak olduğunu söylüyorsunuz, ancak önemli olan alnınızın ak olmasıdır. Sizin alnınızın karasını, bizim beyaz önlüklerimiz bile temizleyemez” diye konuştu.
KESK Genel Sekreteri İsmail Hakkı Tombul ise AKP’nin saldırılarına karşı Türkiye genelinde kamu emekçilerinin taleplerini haykırdığını kaydetti.
Bülent Arınç’ın KESK’i hedef alan konuşmasına tepki gösteren Tombul, hükümetin Memur-Sen ile beraber kamu emekçilerini hedef alan politikalarına izin vermeyeceklerini söyledi.
AKP’nin kamu emekçilerinin grev ve toplusözleşme hakkı vereceğini söylediğini hatırlatan Tombul, ancak hazırlanan yeni düzenlemede bu hakların yine olmadığını dile getirdi.
Tombul, bundan sonra alanlarda ve işyerlerinde birleşik emek hareketini yaratmanın en önemli görev olduğunu kaydetti.

GREVE ULUSLARARASI DESTEK
Ekvador Ulusal Meclisi Üyesi ve Milletvekili Geovanni Javier Atarihuana Ayala da greve destek verdi. Beyazıt Meydanı'ndaki emekçilere seslenen Ayala, Latin Amerika'da da emekçilerin Türkiye'de olduğu gibi mücadele ettiğini dile getirdi. Ayala sözlerini şu şekilde bitirdi: "Size milyonlarca Ekvadorlunun dayanışma selamlarını getirdim. Parasız sağlık, parasız eğitim için mücadele etmek yaşam için gelecek için mücadele etmektir. Yaşasın enternasyonal dayanışma, yaşasın mücadelemiz."
KAMU-SEN VE MEMUR-SEN’İN KARARINA RAĞMEN ÜYELERİ GREVE KATILDI
KESK ve sağlık örgütlerinin çağrısı ile yapılan greve Kamu-Sen ile Memur-Sen konfederasyon düzeyinde katılmadı. Konfederasyonlarının greve katılmama kararına rağmen işyerlerinde bu iki konfederasyona üye memurlar greve katıldılar. Özellikle hastanelerde ve vergi dairelerindeki Kamu-Sen ve Memur-Sen üyeleri de greve çıktı. Kamu-Sen ve Memur-Sen üyelerinin büyük çoğunlugu yapılan yürüyüşe katılmazken, işyerlerinde çalışmadan bekledi.
SAĞLIKÇILAR VE HASTALAR KHK’YI VETO ETTİ
Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma hastanesinde grev yüzde yüze yakın katılımla gerçekleşti.Grevci emekçiler sabahın erken saatlerinde hastanenin bahçesine grev çadırını kurdu. Daha sonra niçin greve gittiklerini anlatan bildiriler dağıtan sağlık emekçileri hasta ve hasta yakınlarından destek gördü.

Bildiri dağıtımından sonra hastane başhekimliği önüne toplanan sağlıkçılar burada Şişli Etfal Sağlık Meclisini kurdu. Hasta ve hasta yakınları, doktorlar, hemşireler ve hastane işçilerinden oluşan Meclis AKP Hükümeti’nin çıkarmış olduğu 663 sayılı Kanun Hükmündeki Kararnameyi oyladı. Ellerindeki kırmızı kartlarla 663 Sayılı KHK’ya hayır oyu veren emekçiler AKP Hükümeti’nin sağlıkta dönüşüm adı altında çıkardığı yasaları da tek tek oylayıp veto etti. Oylamadan sonra meclis birleşenlerinden doktor, hemşire, hastane işçisi ve bir hasta söz alarak yaşadıkları sorunları dile getirdi.
Sağlıkçılar adına basın açıklamasını okuyan Cevher Tosun AKP Sağlık emekçilerinin iş güvencesi, insanca yaşayacak ücret güvencesi, demokratik çalışma ortamı, mesleki bağımsızlık, eşti, ücretsiz, nitelikli ve anadilinde sağlık hizmeti hakkı talepleri olduğunu vurgulayarak bu talepleri için mücadeleye devam edeceklerini, mücadeleye halkı da katarak süresiz grevleri örgütleyeceklerini dile getirdi.
KARARNAMEYİ ÇÖP KUTUSUNA ATMAK İÇİN
Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi doktarları, hemşireleri, sağlık memurları, taşeron işçileri greve 10.30’da Başhekimlik önünde yaptığı basın açıklamasıyla başladı. SES Şişli Şubesi, Eğitim Sen 3 Nolu Şube, DİSK Sağlık-İş, Türk Tabibler Birliği üyelerinin katıldığı Grev’e hasta yakınları ve sivil toplum kuruluşları da destek verdi. Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Meclisi adına basın açıklamasını Doktor Feray Kaya okudu.

Kaya yaptığı açıklamada en uzun gecede, en kısa günde, ışığın en az olduğu günde greve çıktıklarını belirtti. Bütün Türkiye’yi sağlığına, sağlık hakkına sahip çıkmaya çağıran Kaya, "663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin iktidar partisi milletvekillerinden bile kaçırılarak çıkartıldığını biliyoruz" dedi. Kaya sözlerini, gündönümü, günü uzatmak, aydınlığı çoğaltmak, karanlığı azaltmak için kararnameyi tarihin çöp kutusuna atmak için mücadele edilmesi gerektiğini belirterek bitirdi.
Açıklamada, hasta yakınları, siyasi parti temsilcileri ve sendika yöneticileri söz alarak birer konuşma yaptı.

MARMARA ÜNİVERSİTESİ’NDE BASKI
Sağlık emekçilerinin parasız ve nitelikli sağlık için yaptığı bir günlük grev eylemine Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yüzde 50 oranında katılım sağlandı. Birçok bölümde çalışmanın tamamen durduğu hastanede başhekim yardımcısı ve güvenlikçilerden oluşturduğu bir ekiple bölümleri dolaşarak bölüm sekreterlerine hasta kayıt açmaları yönünde baskı kurduğu ve hastalara da muayene yapmayan doktorlar hakkında suç duyurusu niteliğinde dilekçeyle başhekimliğe başvurulması istenildi. Güvenlik görevlilerinin grev içerikli afişleri tek tek söktüğü gözlendi.

HÜKÜMET SAĞLIKÇILARI DİKKATE ALMALI
Kartal Koşuyolu Kalp Damar Hastanesinde ve Kartal Lütfi Kırdal Devlet Hastanesinde grev başarıyla gerçekleşti. Koşuyolu Hastanesi baştabipliği önünde bir araya gelen sağlık emekçileri Lütfi Kırdal Polikilinikleri, Suzan Yazıcı Hastanesi Acil servisi ve Semiha Şakir Kadın doğum ve Çocuk hastanesi önünden geçerek Lütfi Kırdal Devlet Hastanesi Baştabipliği önüne geldi. Hastaların yoğun ilgi ve desteğini alan sağlık emekçileri adına bir açıklama yapan İstanbul Tabip Odası yöneticisi Süheyla Alkoç, "Biz yaptığımız hizmetle çocukları doğurtuyor, hastalara şifa veriyoruz. Sağlığın ticari bir mal olarak uygulanması, bu hizmetin aynı zamanda kalitesinin de düşmesine yol açacaktır" dedi. Alkoç, polikiliniklerde hizmetlerin durduğu yada aksadığını belirterek bu uyarılarının hükümet tarafından dikkate alınması gerektiğini, alınmazsa mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti.
Daha sonra basın açıklamasını okuyan SES Anadolu Şube Yöneticisi Taner Demir, grevin temel amacının, sağlık emekçilerine iş güvencesi, demokratik çalışma

Bölgede halk ve emekçi el ele

Bölge'de de grev tüm coşkusuyla ve güçlü bir katılımla gerçekleşti.
Kamu emekçilerinin Türkiye genelinde gerçekleştirdiği greve Diyarbakır’dan katılım yoğun oldu. Dağkapı Meydanında toplanan binlerce kamu emekçisi, AKP iktidarının saldırı yasalarına karşı mücadelenin büyütülmesinden başka çare olmadığını haykırdı. Greve eğitim emekçileri yoğun şekilde katılırken hastanelerde, tren garında ve belediyelerde de emekçiler iş bıraktı.
Dağkapı Meydanında yapılan grev mitinginde sendikal hak ve özgürlüklere yönelik saldırılara dikkat çekildi. Mitinge BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, Tes-İş Diyarbakır 2 No’lu Şube Başkanı Şükrü Kaçmaz, EMEP GYK Üyesi İlhan İlbay, BDP, EMEP, TKP, ESP il örgütleri, çeşitli işletmelerde çalışan taşeron işçileri, DİDF Genel Sekreteri Hasan Kamalak ve DİDF Merkez Yöneticisi Düzgün Altun da destek verdi.

TRENLER ÇALIŞMADI
KESK’e bağlı sendikalar ve Diyarbakır Tabip Odasının öncülüğünde gerçekleştirilen grev ilk olarak Diyarbakır Tren İstasyonunda başladı. Gece yarısından sonra grevi başlatan emekçiler trenleri çalıştırmadı. Sabah saatlerinde işyerlerinde toplanan emekçiler ise iş başı yapmadı. Hastane önlerinde toplanan sağlık çalışanlarına hastalar ve hasta yakınları da destek verdi. Halaylar çekip, taleplerini haykıran sağlık çalışanları daha sonra yürüyüş korteji oluşturup ‘Yeşil kart iptal ediliyor, haberin var mı? Sağlık için daha fazla para ödeyeceksin’ pankartı arkasından Dağkapı meydanına yürüdü. Eğitim-Sen Diyarbakır Şubesi önünde toplanan eğitim emekçilerinin önüne polis barikat kurarak yürüyüşe izin vermedi.
‘Baskılar bizi yıldıramaz’, ‘Zafer direnen emekçinin olacak’ sloganlarıyla polisin kınayan emekçiler başka bir güzergahtan miting alanına yürüdü. Büyükşehir Belediyesi önünde tekrar barikat kuran polisi oturma eylemiyle protesto eden emekçiler, İHD’nin bulunduğu sokaktan Dağkapı Meydanına giriş yaptı. 3 bini aşkın Genel-İş ve Tüm Bel-Sen üyesi de belediyelerde hizmet vermeyerek grev meydanındaki yerlerini aldı. Sık sık hükümeti hedef alan sloganlar atan emekçilerin coşkusu soğuk havayı ısıttı.

HAKLARIMIZ İÇİN GREVDEYİZ

KESK adına bir açıklama yapan BTS Diyarbakır Şube Sekreteri Veysel Özhekti, AKP’nin kamu emekçileri ve sağlık çalışanları için hazırladığı yasa tasarısında grev hakkının, örgütlenme özgürlüğünün, özlük ve demokratik hakların yok sayıldığını söyledi. Hükümetin esnek, güvencesiz çalışmayı yaygınlaştırdığını belirten Özhekti, “AKP, taşeronlaştırma ve özeleştirme uygulamalarıyla kamuyu talan ediyor. Yurttaşlar müşteriye kurumlar ticarethaneye dönüştürülüyor. Çalışanların iş güvencesi ortadan kaldırılıyor” dedi. AKP’nin ‘ileri demokrasi’ söyleminin koca bir yalan olduğunu ifade eden Özhekti, “İnsanlar hukuksuz bir şekilde tutuklanıyor. Bugün KESK’in 33 yöneticisi ve üyesi hala tutuklu bulunmaktadır. KESK başkanın da içinde bulunduğu 25 kişi ağır cezalara çarptırılmıştır. Tüm muhalif kesimlere yönelik baskılar artıyor. Biz bugün ülkenin demokratikleştirilmesi, hak ve özgürlüklerin arttırılması, insanca bir yaşam için grevdeyiz” dedi.
Grevcilere seslenen BDP Diyarbakır milletvekili Altan Tan da BDP olarak emekçilerin haklı taleplerini desteklediklerini belirterek, “Eğer hükümet bir yasa yapacaksa o yasanın etkilediği kesimlerin taleplerini dikkate almalıdır. Eleştirilere kulak verilmelidir. Sadece kendi bildiğini yaparsa bunun adı faşizm olur” dedi.

Daha sonra Diyarbakır Sağlık Platformu adına konuşan Tabip Odası Başkanı Şemsettin Koç, hükümetin karşısına örgütlü bir güç olarak çıkmak zorunda olduklarını ifade ederek, “İptal edilecek yeşil kartlı işsiz, yoksul ve aç halkımızın mağdur edilmesine sesiz kalmayacağız. Hastaların katkı payı altında sömürülmesine hayır diyoruz. Üniversitelerde performansın değil eğitim, bilimsellik ve üretimin hedeflenmesini istiyoruz. Paran kadar sağlık hizmeti uygulamasına hayır diyoruz.”dedi. Miting yapılan konuşmaların ardından emekçilerin çektikleri halaylarla son buldu

EMEKÇİNİN SABRI TÜKENİYOR


Antep’te de binlerce emekçi çalışma koşullarının düzetilmesi ve insanca yaşam için grevdeydi. Sağlık, eğitim büro ve belediye iş kollarında çalışan emekçilerin yoğun katılım sağladığı greve EMEP, BDP, ÖDP, EDP, CHP, TÜMTİS, DİSK ve Halkların Demokratik Kongresi Antep Delegeleri de destek verdi.
Greve birçok okuldan eğitimcilerin yoğun katılımı göze çarptı. 25 Aralık Devlet hastanesinde acil servisler dışında yüzde yüz katılım sağlanırken, Gaziantep Üniversitesi Hastanesinde greve katılım yüzde 70 oldu. Av. Cengiz Gökçek Hastanesinden de greve katılım olurken, Eczacılar Odası da greve destek verdi. Maliye çalışanlarının yoğun katıldığı grevde BES üyelerine Kamu-Sen üyelerine de destek verdi. SGK’dan da büro emekçileri greve katılım sağladı.
Demokrasi Meydanı’na yürüyen grevci emekçiler Kırkayak Parkı’nda toplandı. Eğitim emekçileri sabah saatlerinde Şehitkamil İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü önünde toplanarak, ‘Eşit işe eşit ücret için, esnek güvencesiz ve angarya çalışma koşullarına son verilsin’ pankartıyla yürüdü. Büro emekçileri Valilik önünde, sağlık emekçileri Gaziantep Üniversite Hastanesinde ve 25 Aralık Hastanesinde toplanırken, Tüm-Bel-Sen’de belediyelerden toplanarak yürüyüşe katıldı. Yürüyüşlerde Özgür Gündem ve DİHA’ya yönelik baskılarda kınandı. Çok sayıda emekçi yürüyüş sırasında Gündem gazetesi ellerde taşındı
Kırkayak Parkı’nda toplanan binlerce emekçi ve destek veren çeşitli siyasi parti ve sendikalar daha sonra Demokrasi Meydanı’na yürüdü. Burada halaylar çeken emekçiler, taleplerin gerçekleştirilmesi için grevden sonra da mücadelelerini sürdüreceklerini söylediler. Demokrasi Meydanı’nda kurulan kürsüye çıkan emekçiler taleplerini dile getirdi. Eczacılar Odası ve DİSK temsilcileri de birer konuşma yaptı. Grevcilere seslenen KESK Dönem Sözcüsü Ömer Faruk Koç, artık sabırlarının kalmadığını belirterek, emekçilerin sorunların çözülmesi gerektiğini, grevle de seslerinin duymayanlara, daha kitlesel eylemlerle cevap vereceklerini vurguladı.

‘EMEĞİN HAKKI, EŞİTLİK VE BARIŞ İÇİN’
Elazığ’da ‘Genel grev, genel direniş’ sloganlarıyla Hozat Garajında bir araya gelen emekçiler uzun yıllardır eylemler için kullanılmasına izin verilmeyen Gazi Caddesi’nden Elazığ Öğretmenevine kadar yürüdü. ‘Bu sömürü düzenine itirazımız var’ diyen kamu emekçileri yürüyüş boyunca coşkulu sloganlar attı. “Direne direne kazanacağız, Zam, zulüm, işkence; işte AKP, Gözaltılar, tutuklamalar, baskılar bizi yıldıramaz, Yaşasın halkların kardeşliği, Sermaye mezara emek iktidara” sloganları, alkışlar ve zılgıtlarla Öğretmenevine yürüyen emekçilere halkın desteği de yoğun oldu. Öğretmenevinde davul zurna eşliğinde çekilen halayların ardından bir açıklama yapan KESK Dönem Sözcüsü Halit Ateş, sendikal hak ve özgürlükleri için alanlarda olduklarını belirterek, “AKP mücadelemize çamur atıyor. Sendikal faaliyetimiz, demokratik eylem ve etkinliklerimiz yargılama konusu yapılıyor. 33 üye ve yöneticimiz hâlâ hapislerdedir” dedi.
Hükümete seslenen Ateş, “Emek düşmanı politikalarınızdan vazgeçin. Uluslararası sözleşme ve anlaşmalarla sahip olduğumuz grevli ve toplusözleşmeli sendikal hakkımız tanımak zorundasınız. Yaratmak istediğiniz korku düzenine teslim olmayacak, emeğin, eşitliğin, adaletin ve barışın safında olmaya devam edeceğiz” dedi. Basın açıklamasının ardından tekrar Gazi Caddesi boyunca yürüyen kamu emekçileri sık sık ‘Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiç birimiz’ sloganı attı.

MALATYA’DA DA EMEKÇİLER ALANLARDAYDI
Malatya’da bini aşkın kamu emekçisi AKP’nin yıkım politikalarına karşı grev yaparak sokağa çıktı. İlk olarak Malatya Devlet Hastanesinde bir araya gelen sağlık emekçileri burada bir basın açıklaması yaptı. İkinci eylem ise Turan Emeksiz Meydan’ında bir araya gelen bini aşkın kamu emekçisi kişi yolu trafiğe kapatarak Soykan Meydanı’na kadar yürüdü. Burada açıklama yapan KESK Dönem Sözcüsü Ali Ekber Baytemur, grevin AKP’ye bir uyarı olduğunu ifade etti. Eyleme Ataması Yapılmayan Öğretmenler Platformu da katılarak destek verdi. Eylemde son operasyonlarda gözaltına alınan basın çalışanlarına da “özgür basın susturulamaz” sloganlarıyla destek mesajı verildi.
DERSİM'DE GREVE TAM KATILIM
Greve katılım Dersim’de de yoğun oldu. Sabah saatlerinde Devlet Hastanesi önünde toplanan binlerce emekçi, halaylar çekti. Daha sonra Yer Altı Çarşısı’na kadar yürünürken, Dersim’de greve katılımın yüzde yüz olduğu belirtildi. Tüm kamu kurumlarında iş bırakıldı. Örenciler okula gitmezken, kamu kuruluşları hizmet vermedi. Yer altı Çarşısı üzerinde yapılan açıklamayı okuyan KESK Dönem Sözcüsü Mazlum Doğan eylemlerinin hükümete bir uyarı olduğunu söyledi
‘TÜM EMEKÇİLER VE HALKIMIZ İÇİN GREVDEYİZ’
Urfa’nın Siverek ilçesinde de emekçiler grevdeydi. Siverek Eğitim Sen önünde toplanan kamu emekçileri ‘Yaşasın iş ekmek özgürlük mücadelemiz, Savaşa değil eğitime bütçe’ sloganlarıyla Kanlıkuyu Meydanına yürüdü. Burada emekçilere seslenen Eğitim Sen Siverek Şube Yöneticisi Bülent Akın “Taleplerimiz, sadece kamu hizmeti verenlerin değil kamu hizmeti alan 75 milyon insanımızın da ortak talebidir. Sağlık ve eğitim başta olmak üzere kamu hizmetlerinin piyasalaştırılmasına, sefalet koşullarına karşı, çocuklarımızın geleceği için grevdeyiz” dedi. KARS’TA GREV COŞKUSU
Kars’ta da grev coşkusu yaşandı. At Heykeli önünde yapılan davullu zurnalı basın açıklaması son zamanların en kitlesel ve coşkulu eylemine dönüştü. Burada emekçilere seslenen Eğitim Sen Şube Başkanı Çetin Koçyiğit’in konuşması ‘Genel grev genel direniş, Yaşasın iş ekmek özgürlük mücadelemiz ve Birleşe birleşe kazanacağız’ sloganlarıyla karşılandı. Eyleme DİSK Genel İş Şube Başkanı Mesut Özer, Türk İş’e bağlı sendikaların üyeleri, Kars Devrimci 78’liler Derneği yönetici ve üyeleri ile Kafkas Üniversitesi öğrencileri destek verdi. Basın açıklamasına Susuz ve Kağızman ve Akyaka ilçelerinden Eğitim Sen üyeleri de Kars’a gelerek katıldılar. İş bırakma eylemine Devlet Hastanesinde SES Temsilciliği olmamasına rağmen çok sayıda doktor destek verdi.

MUŞ
Bulanık İlçesi’nde emekçiler KESK bileşenlerinin gerçekleştirdiği bir günlük grev kapsamında Belediye Hizmet Binası önünde basın açıklaması yaparak iş bıraktı. Açıklamaya KESK’e bağlı tüm sendikaların yanı sıra DİSK üyeleri, BDP Bulanık İlçe Başkanı Sani Kutmaral ve yöneticiler ile Bulanık Belediye Başkanvekili Tahsin Demir de katılarak destek verdi. “İnsanca bir yaşam için grevdeyiz”, “Bu iş yerinde grev vardır” pankartları açılan eylemde açıklama yapan Tüm Bel-Sen Muş Şube Başkanı Tekin Uygun, sağlık ve eğitim başta olmak üzere kamu hizmetlerinin piyasalaştırılmasına karşı Edirne’den Kars’a Ardahan’dan Hakkari’ye kadar tüm illerde grevde olduklarını belirtti. Uygun, “AKP iktidarı tarafından çoğulculuk adı altında tek seslilik, ileri demokrasi adı altında derin bir diktatörlük biçimlendirilmektedir. Özel Yetkili Mahkemeler ve TMK'yi kendisine kalkan yapan AKP iktidarı önünde diz çökmeyi kabul etmeyenleri hukuksuz bir şekilde gözaltına alarak tutuklamakta. Bu ülkenin cezaevleri aylarca, hatta yıllarca mahkemeye çıkarılmayı bekleyen insanlarla doludur. Sendikalar hak ve özgürlükler mücadelesi yürütenler de AKP’nin baskılarından payına düşeni almaktadır. Baskı, ceza, sürgünlerin durdurulması ve çocuklarımızın geleceği için grevdeyiz” diye konuştu.

AĞRI
KESK öncülüğünde sendika ve meslek örgütlerinin katılımı ile kamu emekçilerinin başlattığı bir günlük grev için Doğubayazıt KESK bileşenleri sabahın erken saatlerinde bir araya geldi. SES bileşenleri Doğubayazıt Devlet Hastanesi önünde bir araya gelerek bir basın açıklaması yaparken, Atatürk İlköğretim Okulu önünde bir araya gelen Eğitim Sen, SES ve DİSK’e bağlı emekçiler ise buradan sloganlar eşliğinde Belediye İnsan Hakları Anıtı önüne kadar yürüdü. “Angarya çalıştırılmaya karşı grevdeyiz", "Eşit işe eşit ücret", "Kadına yönelik her türlü şiddete son", "Gözaltı ve tutuklamalara son verilmesi için alanlardayız” pankartların taşındığı yürüyüş sonrası anıt önünde açıklama yapıldı. Eğitim Sen Doğubayazıt Temsilcisi İhsan Yeşil, yaptığı açıklamada hak ve özgürlükleri için mücadele eden tüm kesimlerin karanlığa mahkûm edilmek istendiğini belirterek, “Şimdi bu saatlerde Meclis'te onaylanması için canla başla çalıştıkları bütçe bu karanlığı daha da zifiri hale getiriyor. Bu bütçede sermayeye teşvik, rantiyecilere kıyak, ihaleciye zemin var. Buradan AKP hükümetini son kez uyarıyoruz. Emek düşmanı politikalardan vazgeçin. Yaratmak istediğiniz korku imparatorluğuna teslim olmayacağız. Hukuksuz, haksız ve mesnetsiz biçimde yapılan gözaltı ve tutuklamalara son verin” dedi. Yapılan açıklamanın ardından kitle "Savaşa değil eğitime bütçe", "Grevle eylemle özgürleşmeye", "Baskılar tutuklamalar bizleri yıldıramaz", "Parasız eğitim, parasız sağlık", "Bijî bıratiya gelan" sloganlarıyla dağıldı.

KESK’e bağlı Tüm Bel-Sen Şubesi de, sendika binasına “Bu iş yerinde grev vardır” yazılı pankart astı. Konuya ilişkin belediye binası önünde açıklama yapılırken, açıklamaya Tüm Bel–Sen Muş Başkanı Tekin Uygun, Malazgirt Belediye Başkanı M. Nuri Balcı, BDP İlçe Başkanı İhsan Eren, DİSK’e bağlı Genel-İş, Tüm Bel-Sen, Eğitim Sen, BES, ESM, Tarım Orkam Sen, Haber-Sen, Yapıyol-Sen, BTS, Kültür Sanat Sen ve DİVES temsilcileri katıldı. Açıklamayı yapan Tüm Bel Sen Şube Başkanı Tekin Uygun, AKP hükümetinin “çoğulculuk “ adı altında tek seslilik, “İleri Demokrasi” adı altında yeni bir diktatörlük biçimlendirdiğini belirtti.

VAN
KESK Van Şubeler Platformu’na bağlı kamu emekçileri, Türkiye genelinde yapılan grev için iş bıraktı. Mavi Plaza önünde bir araya gelen kamu emekçileri, Sanat Sokağı’na doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüşün ardından açıklama yapan KESK Dönem Sözcüsü ve SES Şube Başkanı Yılmaz Berki, Türkiye genelinde okunan ortak basın metnini okuyarak AKP politikalarına tepki gösterdi. Açıklamanın ardından konuşan Tarım Orkam-Sen Genel Başkanı Metin Vuranok, dün DİHA ve Özgür Gündem gazetesi bürolarına yapılan baskına dikkat çekerek, “KCK adı altında özgür basına da el uzattılar. AKP bütün bunların hesabını verecektir” dedi.

YÜKSEKOVA
Hakkari’nin Yüksekova İlçesi’nde de greve giden emekçiler, Gever İş Merkezi önünden Yüksekova 5 Nolu Sağlık
Ocağı’na doğru yürüyüş düzenledi. Yürüyüşe BDP, Belediye Başkan Yardımcısı Hüsnü Beşer, Barış Anneleri İnisiyatifi aktivistleri de destek verdi. Yürüyüşün ardından açıklama yapan KESK Dönem Sözcüsü Kamer Nebioğlu, Türkiye genelinde hazırlanan ortak metni okuyarak AKP politikalarına tepki gösterdi. Açıklamasında DİHA ve Özgür Gündem bürolarına yönelik baskına sert tepki gösteren Nebioğlu, “Özgürlüğün en önemli unsurlarından olan basına bile müdahale etmeye başladılar. Ama görülecek ki bunlar boş çabadan başka birşey değildir. Bizler burada bu tür tutumları da şiddetle kınıyoruz” diye konuştu.

Ardından konuşan KESK yöneticisi Tahir Tekinalp de, “Bugün Türkiye’de yaşanan demokrasi dışı hareketlere AKP hükümetinin karşı düşüncesindeki kesimlere uyguladığı sindirme politikasını kabul etmeyeceğiz” ifadesinde bulundu.
Yüksekova İlçesi'nde Sağlık ocaklarında çalışan başta doktorlar ve çalışanlar olmak üzere bütün çalışanlar da bir günlük iş bırakma kararı aldı.

BATMAN
Batman'da emekçiler birçok koldan Sanat Sokağı'na yürüdü. "Hükümetin Keyfi ve Kanunsuz Uygulamalarını Batman Halkı Meclis'te oyluyoruz" ve "Haksız ve hukuksuz tutuklanmalara son verilsin" pankartlarını taşıyan SES'liler, polis engeline takıldı. Pankartları indirmemesi şeklinde yürüyüşe izin verilmeyeceğini söylenmesi üzerine yaşanan kısa gerginlik ardından pankartı indiren SES'liler alana doğru yürüyüşüne devam etti. Yüzlerce çevik kuvvet polisi, TOMA ve akrep tipi zırhlı araçlar ile yoğun güvenlik önlemi alınması dikkat çekti. Sanat Sokağı'ndaki mitinge yüzlerce kişi katıldı. Batman KESK Dönem Sözcüsü Bülent Hatun, "Grev hakkımızı yasal teminat altına alındığı bir toplu sözleşme düzeni için, Tüm çalışanlara kadrolu iş güvencesi, Temel ücretlerin artırılmasıyla sağlanacak gerçek bir eşit işe ücret sistemi için, temel haklarımıza yapılan tüm saldırılara karşı grev hakkımızı kullanıyoruz" dedi.

SİİRT
Siirt'te iş bırakan emekçiler, Siirt Belediyesi önünde bulunan parkta bir araya geldi. Emekçiler daha sonra Güres Caddesi önünde bulunan Kızılay İş Merkezi'ne doğru yürüyüşe geçti. Emekçiler "Gün gelecek devran dönecek, AKP halka hesap verecek", "KESK'li Tutsaklar onurumuzdur" ve "Güneşe uzanan eller kırılsın" şeklinde sloganlar attı. Kızılay İş Merkezi önünde emekçiler adına açıklama yapan Eğitim Sen Siirt Şube Başkanı Süleyman Beştaş, emekçilerin temel haklarına yapılan saldırılara karşı grev haklarını kullandıklarını belirtti.

CİZRE
Şırnak'ın Cizre İlçesi'nde KESK bileşenleri, Cizre Devlet Hastanesi bahçesinde eylem yaptı. Şırnak Tabip Odası Başkanı Dr. Serdar Küni, en uzun gecenin karanlığını, en kısa günün ışığı ile aydınlatmak için Türkiye'nin her yerinden alanları dolduran sabahın sahiplerini selamladıklarını söyledi.
MAZIDAĞI
Mardin Mazıdağı İlçesi'nde emekçiler, Eğitim Sen İlçe Temsilciliği önünden Cumhuriyet Meydanı'na kadar yürüyüş düzenledi. Eğitim Sen Mazıdağı Temsilcisi Hamdin Öztekin, AKP hükümetinin dönüşüm adı altında emekçilerin iş güvencesini tamamen ortadan kaldırmak istediklerini söyledi.
Açıklama esnasında polislerin gazeteci Nizamettin Yılmaz'ı boğazından sıkarak "Akıllı olun" diyerek tehdit ettiği belirtildi.

DERİK
Mardin'in Derik İlçesi'nde emekçiler, Devlet Hastanesi önünde basın açıklaması yapıldı. SES Mardin Şube Sekreteri Deniz Araç, AKP iktidarı döneminde sağlık hizmeti başta olmak üzere kamu hizmetlerini tamamen piyasalaştırmayı, ticarileştirmeyi ve sonunda özelleştirmeyi temel politika olarak benimsediğini söyledi.

Ankara'da emekçi 'meşru müdafaa' yaptı


KESK’in çağrısıyla gerçekleşen greve Ankara’da yoğun katılım oldu. İşyerlerinin önünde sabah saatlerinde basın açıklamaları yaparak taleplerini dile getiren emekçiler, sokaklara çıktı. Kızılay’da Ziya Gökalp Caddesi’nde buluşan emekçiler, yaptıkları bir günlük grevin sadece bir uyarı olduğunu belirterek, AKP’ye “Hak gasplarının ve demokrasiyi ayaklar altına alan uygulamalarının karşısında emekçiye bulacaksın” mesajı verdi.

MAMAK’TAN MİTİNGE
Eğitim Sen Ankara 1 No’lu Şube üyesi öğretmenler Tuzluçayır Mehmet Çekiç İlköğretim Okulu önünde toplanıp Metro durağına kadar yürüdü. Burada konuşan Ankara Eğitim Sen Ankara 1 No’lu Şube Başkanı Doğan Kaya, AKP Hükümetinin sermayenin bütün ihtiyaçlarını eksiksiz karşılamak için gece gündüz demeden çalıştığını, kamu emekçilerini ise sefalete mahkum ettiğini söyledi. Açıklamanın ardından eğitim emekçileri Kızılay’daki diğer kamu emekçileriyle buluştu.

TİYATRO ÇALIŞANLARI SESİNİ YÜKSELTTİ
Kültür Sanat-Sen üyeleri, Ankara’da Büyük Tiyatro önünde toplanarak taleplerini sloganlarına yansıttı. Burada açıklama yapan Kültür Sanat-Sen Genel Sekreteri Efser Akman, “Bugün bütün kültür, sanat ve turizm emekçileri yeni bir tercihle karşı karşıyadır” dedi. Akman, mücadele ya da boyun eğme arasında yapacakları tercihi şöyle ifade etti: “Aynı havayı soluyan, aynı sorunları yaşayanlar olarak ya somut talepler etrafında birleşip mücadele edeceğiz ya da bizleri sürekli baskı altında tutmaya çalışan, yaşamımızı altüst eden baskılara, angarya çalışmaya, antidemokratik uygulamaya boyun eğmeyeceğiz.”

İŞYERLERİ ÖNÜNDE GREV HALAYI
BES 1 Nolu Şube üyesi vergi daireleri, İŞKUR ve SGK çalışanları işyerleri önünde açıklamalar yaptıktan sonra Mithatpaşa Caddesi’nde bulunan Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü önüne yürüdüler. Burada konuşan Şube Başkanı Fikret Aslan, performans dayatmasına karşı, eşit işe eşit ücret için yaptıkları grevin sadece bir uyarı olduğunu dile getirdi.

KESK’LİLERE DESTEK
Türk-İş’e bağlı Belediye-İş EGO Şubesi, TGS, Petrol-İş ve Tez Koop-İş şube yöneticileriyle DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş ve Genel-İş yöneticileri de eyleme destek verdi.
EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan, BDP Eş Başkanı Gültan Kışanak, BDP Milletvekilleri Sırrı Süreyya Önder, Ertuğrul Kürkçü, Adil Kurt, İbrahim Binici ve çok sayıda CHP milletvekili de Kolej’den gelen yürüyüş kolunda yer aldılar. TMMOB Başkanı Mehmet Soğancı, Basın-İş Sendikası Genel Başkanı Yakup Akkaya ve İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan da KESK’lilerle birlikte yürüdü. (Ankara/EVRENSEL)

GÜLTEN KIŞANAK VE SIRRI SÜREYYA ÖNDER MUHABİRLİK YAPTI
Eski bir gazeteci olan BDP Eş Başkanı Gültan Kışanak, gazetecilere yönelik yaşanan gözaltıları protesto etmek için bir süre muhabirlik yaptı. Fotoğraf çeken ve Dicle Haber Ajansının (DİHA) mikrofonunu taşıyan Kışanak, KESK Genel Başkanı Lami Özgen’le greve ilişkin röportaj yaptı. KESK Ankara Şubeler Platformu gazetecilere yönelik baskıları “Özgür basın susturulamaz” pankartı taşıyarak protesto etti. BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder de bir süre kamera ile görüntü aldı.

LEVENT TÜZEL GREV YERLERİNİ GEZDİ
HDK İstanbul Milletvekili Levent Tüzel’den sağlıkçıların ve KESK’in grevine destek geldi.
Sabah saatlerinde vergi dairesindeki emekçilerin işyeri önündeki eylemlerine katılan Tüzel, Hitit Vergi Dairesi önünde yaptığı açıklamada, emekçileri grevlerinden dolayı kutladı. “Eşit işe eşit ücret, grevli toplu sözleşmeli sendika hakkı ve insanca yaşam, sağlık hakkı, barış ve kardeşlik mücadelenizi emekçilerin temsilcisi olarak takip edip, Meclis’e taşıyacağım”dedi.
Tüzel daha sonra Hacettepe ve İbni Sina Hastanelerine de giderek sağlık emekçilerine destek verdi.Tüzel, Hacettepe Hastanesi önünde yaptığı açıklamada, sağlıkta dönüşüm programının hem sağlık emekçileri hem de halkın sağlığı için tehlike oluşturduğunu belirtti. Tüzel, halkı bekleyen tehlikelere karşı uyarmanın sorumlulukları olduğunu ifade etti.

 

 

 

Basın özgürlüğüne 36 darbe daha

KCK adı altında yürütülen operasyonda, tutuklanma talebiyle nöbetçi mahkemeye  sevk edilen 42 gazetecinin işlemleri sabah 05.30'a kadar sürdü. 36 gazeteci tutuklanırken, 6'sı tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. 
Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi'nde sabah saatlerinde başlayan savcılık işlemlerinin ardından tutuklanmaları talep edilen 42 gazetecinin nöbetçi hakimlikteki ifade işlemleri 9 saat sürdü. İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gazetecilerin ifadeleri için iki hakim görevlendirildi. Gazetecilerin yaptığı haberler nedeniyle sorgulandığı yargılama sonucunda Eylem Sürmeli, Güneş Ünsal, Enis Yalçın, Şeref Sümeli Sevinç Tuncelli  ve Arzu Demir tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Geri kalan 36 gazeteci, "kuvvetli suç şüphesi bulundurmak ve örgüt üyesi olmak" suçlamasıyla tutuklandı. Dün sabah saatlerinde başlayan ifade alımında Özgür Gündem Gazetesi Editörü Hatice Bozkurt serbest bırakılmıştı. Savcılık işlemleri bittikten sonra da Celal Kaya, Evrim Kepenek, Ülfiye Özcan, Hamza Sümeli, Mustafa Özer ve Murat Eroğlu serbest bırakılmıştı. 

Mahkemeye sevk edilip tutuklanan 36 gazetecinin isimleri ise şöyle: Çağdaş Kaplan (DİHA muhabiri-İstanbul), Ömer Çelik (DİHA muhabiri-İstanbul), Sadık Topaloğlu (DİHA muhabiri-Urfa), Ramazan Pekgöz (DİHA editörü-Diyarbakır), Mazlum Özdemir (DİHA muhabiri-Diyarbakır), Fatma Koçak (DİHA Yazıişleri Müdürü-İstanbul), Kenan Kırkaya (DİHA Ankara Temsilcisi-Ankara), Pervin Yerlikaya (DİHA-İstanbul), Zuhal Tekiner (DİHA İmtiyaz Sahibi-İstanbul),  Semiha Alankuş (DİHA editörü-Diyarbakır),  Zeynep Kuray (Birgün Gazetesi muhabiri),  Nahide Ermiş (Özgür Halk ve Demokratik Modernite Dergisi Yayın Kurulu Üyesi), Ömer Çiftçi (Demokratik Modernite Dergisi İmtiyaz Sahibi),
Davut Uçar (Etik Ajans Müdürü), Hüseyin Deniz (Özgür Gündem eski çalışanı), Nilgün Yıldız (DİHA muhabiri Mardin), İsmail Yıldız (DİHA eski çalışanı), Yüksel Genç (Özgür Gündem yazarı), Oktay Candemir (DİHA eski çalışanı), Sibel Güler (Özgür Gündem eski çalışanı), Mehmet  Emin Yıldırım (Azadiya Welat Genel Yayın Yönetmeni), Dilek Demirel (Özgür Gündem eski çalışanı), Nevin Erdemir (Özgür Gündem Gazetesi çalışanı), Nurettin Fırat (Özgür Gündem Gazetesi yazarı), Ayşe Oyman (Özgür Gündem), Ziya Çiçekçi (Özgür Gündem Gazetesi İmtiyaz Sahibi ve Sorumlu Yazıişleri Müdürü), Çağdaş Ulus (Vatan Gazetesi muhabiri), Ertuş Bozkurt (Fırat Dağıtım çalışanı), Haydar Tekin (Fırat Dağıtım eski çalışanı), Selahattin Aslan (Demokratik Modernite çalışanı), İrfan Bilgiç (Eski Fırat Dağıtım çalışanı), Safiye Torman (Demokratik Modernite Dergisi Van çalışanı), Ali Fidan (Fırat Dağıtım İstanbul çalışanı), Çiğdem Aslan, Saffet Orman, Cihan Albay.
Tutuklanan gazeteciler Metris Cezaevine ve Kadıköy Kadın Tutukevine gönderildi.

AZADİYA WELAT’A KÜRTÇE İFADE ENGELİ
Azadiya Welat Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Emin Yıldırım'ın Kürtçe savunma talebini savcılık red etmişti. Tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen Yıldırım’ın Kürtçe ifade verme talebi hâkim tarafından da reddedilince, savunma yapamadı.

BDP Kars Milletvekili Mülkiye Birtane de, Kürt basınını hedef alan gözaltıları kınadığını belirterek, "Avukatların tutuklanması halkın savunma hakkına yönelikti. Basına yönelik saldırı ise halkın bilgilenme hakkına yöneliktir" dedi. Birtane, Azadiya Welat Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Emin Yıldırım'ın Kürtçe savunma talebinin ise kabul edilmediğini aktardı.

‘ÖZGÜR BASIN SUSTURULAMAZ’

Dün sabah saatlerinden itibaren adliye önünde gazeteciler için tutulan nöbet mahkeme bitene kadar devam etti. Gazeteciler kararın ardından cezaevine götürülmek için araçlara bindirilirken, adliye dışında bekleyenler ise kapılara doğru yöneldi. Sık sık "Özgür basın susturulamaz", "Yüksel çıkacak yine yazacak", "Baskılar bizi yıldıramaz", "Özgür Gündem susmayacak" "Nuri çıkacak yine yazacak", sloganları atan grup, gazetecilerin çıkartıldığı araçların önünde oturma eylemi yaptı. Çevik kuvvet polisleri grubu araçlardan uzaklaştırmaya çalışırken kısa süreli bir arbede yaşandı. Gazeteciler de yapılan eyleme zafer işareti yaparak, karşılık verdi. (İstanbul/EVRENSEL)

 Ece'yide kovdular!

Gazeteci-yazar Ece Temelkuran'ın Habertürk'teki işine son verildiği belirtildi.
Habertürk Televizyonu Genel Yayın Yönetmeni Yiğit Bulut'tan sonra bugün de gazetenin yazarı Ece Temelkuran'ın işine son verildiği öğrenildi. Habertürk TV'de "Kıyıdan" isimli programı sunan ve gazetede yine
aynı isimli köşesinde yazıları yayınlanan Temelkuran, işine son verildiğini twitter aracılığıyla şöyle duyurdu: "İlk önce benden duyun isterim. Habertürk benimle de yolunu ayırdı. Bütün çalışma arkadaşlarıma başarılar dilerim