|
Söğütlü,
Narlı, K Maraş /
İnanç Yıldız -Evrensel
Bize
çimento değil toprak ve yaşam lazım

Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesi, Narlı beldesine bağlı Söğütlü köyü
halkının Sanko Çimento’nun köylerinden toprak almasına tepkileri
sürüyor.
Yıllardır Sanko Çimento ile davalı olan köylüler daha önce açtıkları
dava, Sanko Çimento lehine sonuçlanmasına rağmen topraklarına sahip
çıkmaya devam ediyor. Köylüler doğalarının talan edilip topraklarının
çalınmasını engellemek için tekrardan dava açtı.
Köylülerin Sanko Çimento’ya tekrar dava açması üzerine oluşturan
bilirkişi incelemelerde bulunmak üzere köye keşif heyeti gönderdi.
Jandarmanın koruması eşliğinde köye gelen keşif heyetini ve fabrika
yetkililerini karşılayan Söğütlü köylüleri, ellerindeki “Ovama dokunma”,
“Bize çimento değil, toprak ve yaşam lazım”, “Toprağın dostlara ihtiyacı
vardır ona dostça davranalım”, “Yarının doğası bugünden yaratılır”,
“Doğa katliamına son verilsin” yazan dövizlerle taleplerini dile
getirdiler.
SÖĞÜTLÜ KÖYÜ MARJİNAL KURU
TARIM ARAZİSİYMİŞ
Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesi,
Narlı beldesine bağlı Söğütlü köyü halkının Sanko Çimento’nun
köylerinden toprak almasına tepkileri sürüyor. Yıllardır Sanko Çimento
ile davalı olan köylüler daha önce açtıkları dava, Sanko Çimento lehine
sonuçlanmasına rağmen topraklarına sahip çıkmaya devam ediyor. Köylüler
doğalarının talan edilip topraklarının çalınmasını engellemek için
tekrardan dava açtı.
Köylülerin Sanko Çimento’ya tekrar dava açması üzerine oluşturan
bilirkişi incelemelerde bulunmak üzere köye keşif heyeti gönderdi.
Jandarmanın koruması eşliğinde köye gelen keşif heyetini ve fabrika
yetkililerini karşılayan Söğütlü köylüleri, ellerindeki “Ovama dokunma”,
“Bize çimento değil, toprak ve yaşam lazım”, “Toprağın dostlara ihtiyacı
vardır ona dostça davranalım”, “Yarının doğası bugünden yaratılır”,
“Doğa katliamına son verilsin” yazan dövizlerle taleplerini dile
getirdiler. Keşif sırasında Söğütlü köylülerinin Avukatı Mehmet Horuş,
hazırlanan ÇED raporundaki eksiklikleri dile getirdi. Horuş, götürülen
topraklar sonucunda yer altı sularının olumsuz etkilendiğini, bunun için
hidrojeolojik etüt raporunun sondaj yapılmadan hazırlanmayacağını
belirterek, diğer köyden İsmail Davutoğlu adlı vatandaşa ait sondaj
kuyusunun verilerinden yararlanılarak, Söğütlü köyündeki yer altı
sularının verilerin kıyaslanamayacağını, o köyün Söğütlü köyünden rakım
olarak çok yüksekte olduğunu söyledi. ÇED raporunda köyün arazilerinin
tarıma elverişsiz ‘marjinal kuru tarım arazisi’ olarak geçtiğini ve
neden bilirkişilerin arasında ziraat mühendisi istediklerini anlatan
Horuş, “Köylüler burada tarım yapıyorlar. Ziraat mühendisi arkadaşımız
yörede 20 ile 100 kişi arasında istihdamdan bahsetmiş. Köylülere sorduk
20’li rakamlar yok. Bu civardan çalışan 3–5 kişi dışında bir istihdam
yaratmıyor. İstihdam yaratmadığı gibi mevcut geçim kaynaklarını da
elinden alıyor. Marjinal kuru tarım arazisi demek hiç sulama imkanı dahi
olmayan demek ama su yönünde çok zengin bir yöre burası. Yani 20 metre
25 metrede su çıkıyor” şeklinde konuştu. Yapılan çalışmalardan dolayı
köyde ciddi heyelan riskinin olduğunu söyleyen Horuş, heyelanların
oluşmaya başladığını ve evlerin risk altında olduğunu ifade etti.
CİDDİ AĞAÇ KATLİAMI YAPILACAK
Hakim rüzgar yönü için Meteoroloji
verilerinin Maraş ve Kozan’dan yararlanarak elde edildiğini aktaran
Horuş, Bu tercih’in neye göre yapıldığını, Meteorolojinin son 30 yıllık
verilerinin neden bu istasyonlara göre yapılmış olduğunu sordu. Horuş,
ayrıca Maraş Valiliğinin bahçesindeki meteoroloji istasyonunun
Söğütlü’yü temsil etmediğini söyledi. Fabrikanın faaliyet yürüttüğü
yerlerde sİt alanı olacak birçok yerin olduğunu söyleyen Horuş, “Sİt
alanı ilan edilmemiş ama köylülerin gördüğü gözle görülebilen tarihi
kalıntıların olduğu, çok sayıda yer var” diye konuştu. Yaban hayatının
koruma meselesinde ve Bern sözleşmesine Türkiye’nin taraf olduğunu
belirten Horuç, ÇED raporunun ekinde türlerin isimleri, koruma statüleri
ve bunlarla ilgili sadece buradaki önlemler alınacaktır demenin ÇED’in
mantığıyla uyuşmadığını, buranın yaban hayatı alanına girdiğini söyledi.
Horuş, ayrıca Söğütlü’nün orman vasfıyla da ilgili olarak da orman
vasfını yitirmiş olmadığını, burada ciddi ağaç katliamının da
yapılacağının da görüldüğünü belirtti.
2. BİR KEŞİF YAPILSIN
ÇED’in bir taahhütler toplamına indirilemeyeceğini aktaran Horuş, “Daha
önceki davalarda DSİ sakınca yoktur diye görüş bildirdi. Fabrikayla
ilgili davada 20. Bölge Müdürünün ‘DSİ’nin o alanla ilgili çalışması yok’
diye yazısı vardı. Daha sonra DSİ kütüphanesinde Maraş Ovaları
hidrojeoloji raporlarını ve hidrojeoloji haritasını getirdik. Şimdi
fabrikanın kapasite artımında ÇED raporunda DSİ o raporuna atıfta
bulunuluyor. ÇED’in kendi mantığı var. Bu ÇED niye hazırlanıyor. Mademki
bütün idareler görüş alıp taahhüt alacaksa ÇED’e ne gerek” diye konuştu.
2. bir keşif de yapılsın diyen Horuş, bu keşif heyetiyle özellikle
jeoloji, maden, ziraat, meteoroloji kısımlarının eksik kalacağını ifade
etti. (Maraş/EVRENSEL)
SÖĞÜTLÜ HALKI,
TOPRAKLARINA DOKUNULMASINI İSTEMİYOR
Keşiften sonra konuyla
ilgili görüşlerini aldığımız Söğütlü köylüleri köylerine, topraklarına,
doğalarına dokunulmasını istemiyordu. Kimsenin köylerini, ormanlarını
tahrip etmeye haklarının olmadığını söyleyen köylüler, “Paralarını alıp
bizi öldürüyorlar” diye sitem ettiler. Götürülen topraklarla köylerinin
tehlikeli hale geleceğini belirten köylüler, “Köye bir şey olursa Sanko
gelip köylerini yeniden yapacak mı?” diye soruyorlar. Her tarafın, ekili
tarlalarının bembeyaz olduğunu anlatan köylüler, astımı olanların var
olduğunu ve yakın zamanda hastalıkların köylerinde başlayacağını
söylediler. Toprakları için sonuna kadar mücadele edeceklerini belirten
köylüler, herkesi yanlarında mücadele etmeye çağırdı.
ÇEVREDEN, DOĞADAN, YAŞAMDAN YANA KARAR VERİLMESİNİ İSTİYORUZ
Avrupa’da yaşayan Söğütlü
köylüleri ise yaptıkları yazılı açıklamada yapılan yazılı açıklamada,
yaşam alanlarının, havalarının, doğalarının, çevrelerinin talan
edildiğini belirterek “Bu katliam yavaş yavaş biz insanları,
çocuklarımızı, geleceğimizi söndürecektir. Ve bu çimento fabrikalarının
bölgemize kurulmasıyla başlamıştır. Bu yalnız Söğütlü köyünün sorunu
değildir. Bütün Pazarcık, Narlı ovasının sorunudur. Peki, bunların hepsi
ne içindir nedendir. Sebebi nedir bütün bunları sorgulamamız gerekiyor.
Hepsi çimento fabrikalarının patronlarının kârlarına veya servetlerine
servet katmak içindir. Kârlarını sürekli ve garantilemek için de
halkımızın gelişen tepkilerini, birliğini, mücadelesini etkisizleştirmek
bin bir türlü oyuna başvurmakta, halkın içine rantçı iş birlikçi bir
çevre oluşturarak bu talana yıkıma katliama ortaklar yaratmaktadırlar.
Bu çevrelerle birlikte yalanlarla dolanlarla sahte raporlarla
mahkemeleri etkileyip istediğini kararları çıkarmaya çalışmaktadırlar”
denildi.
Küçük kırıntılarla halkın birbirine düşürülmeye çalışıldığına dikkat
çekilen açıklamada, “Bu yanlışın içinde olanları bu yanlıştan
dönmelerini vazgeçmelerini bekliyoruz. Çünkü sizin de geleceğiniz yok
ediliyor. Bu onursuzluğa hayır diyelim. Bugün biz buradakiler. Biliyoruz
ki. Pazarcık, Narlı halkının da duyguları kalpleri bizimle beraberdir.
Yanımızdadırlar. Bu birlikteliği hepimiz birlikte öreceğiz. Yeter ki
herkes üzerine düşen insani sorumluluğu yerine getirsin bugün burada
kimseden fazladan bir şey istemiyoruz. Biz yalnız elimizden alınan
toprağımızın, ormanlarımızın doğal çevremizin geri verilmesini istiyoruz.
Mahkeme heyetlerine hakimlere bilirkişi heyetlerine çağırıyoruz.
Ellerini vicdanlarını koyup raporlarını kararlarını bilgilerini çevreden
yana doğadan yaşam yana, yani bir bütün olarak insandan yana
kullanmalarını bekliyoruz” denildi.
SANKO ÇEVRE DUYARLISIYMIŞ!
Narlı Ovası’nın toprakları için
mücadelesi, yıllar önce Narlı Ovası’na çimento fabrikalarının açılmasına
dayanıyor. Yıllardır toprakları için mücadele eden yöre halkı,
topraklarının doğayı talan edercesine alınıp çimento yapılmasına karşı
mücadele etmekten geri durmadı.
Narlı Ovası’na çimento fabrikalarını kurup işleterek yöre halkının
sağlığıyla oynayan Sanko Holding ise halkın toprağını çalmaktan geri
durmuyor.
Öte yandan Sanko Çimentonun kendi İnternet sitesinde açmış olduğu
Çevre duyarlılığı köşesi de şaşırtıcı. Köşede “Türkiye Çimento
Müstahsilleri Birliğinden almış olduğu ‘Kalite ve Çevre Kontrol Kurulu’
belgesi, Çevre ve Orman Bakanlığından aldığı A grubu emisyon izin
belgesi ile çevreye duyarlılık ilkesinden ödün vermediğini ispatlamıştır.
Fabrika sahasında ağaçlandırma çalışmalarına da aralıksız devam
etmektedir ” şeklinde kısa bir yazıya yer verilmiş. Ancak yoğun ağaçlık
alanların ortasından alınan topraklar sonucunda oluşturulan derin büyük
çukurlar “Sanko’nun çevreye duyarlılığı bu mu” dedirten cinsten. Bir
diğer husus ise SİT alanı olması gereken yerde bir HES’in olması. Aynı
zamanda Söğütlü köyüne giden yolun durumu ise içler acısı durumda.
Çimento fabrikasına toprak taşıyan kamyonların yollara verdiği tahribat
ile yolun bir kısmında çökme oluşmuş durumda.
_________________________________________________________________
|
|